REGULUS BAŞAKTA TARIMIN KRALLIĞI

regulus

Kraliyet yıldızı olan Regulus presesyon nedeniyle tahtını Mö 25 Ekim 157 de girdiği Aslan burcunda bırakıp 28 Kasım 2011de Başaka geçiyor ..Başak burcu bir kraliyet yıldızı kazanırken, Aslan sabit yıldız bakımından sönük ve güdük bir konuma geçiyor.Hiç kuşkusuz Regulusun bu değişimi Dünyaya da yansıyacaktır.Ama ani değil yüzyıllara yayılarak.

Kadim Astrologların hemen hepsi Mezopotomya ve çevresini Başak burcu etkisi altındaki topraklar olarak gösterirler.Kuşkusuz Başak burcu kentlerinin en kadimi eski ismiyle Babildir.William Lily’nin Tigris–Euphrates olarak Başak burcu yönetimine verdiği topraklar Fırat ve Dicle havzasıdır.
Lily: Land of Turcomans yani türkmenlerin topraklarını da Başak etkisine alır.

Regulusun kabaca Kraliyeti,Asilliği,Güç ve İktidarı da temsil ettiği söylenir.
Regulus Aslan burcuna geçtikten sonra Aslan burcu etkisindeki Roma da Tarihin belkide en etkili İmparatorluğu Roma imparatorluğu yükseldi.Pön savaşlarından galip çıkan Roma Batı Avrupanın en güçlü ülkesi olarak ortaya çıktı sonra bir imparatorluk hatta uygarlık haline geldi.

Bu doğrultuda belki de Regulusun Başak seyri sırasında Orta Asyada ya da Mezopotomyada güçlü bir devletin ortaya çıkmasına şahit olabiliriz.Bu devletin merkezi Bağdatta olabilir.Tabii muhtemel böyle güçlü devletin Tıpkı ABD gibi geçmişe benzemeyen değişik bir yönetim biçimi olacaktır.

Geri döneceğine inandığımız Hz İsa böyle güçlü bir devletin içine inebilir.O varken doğduğu topraklara Romalılar egemendi.Yine bu kez Başak eksenli güçlü bir devletin topraklarında ortaya çıkabilir.
Zaten Hz İsa Başak temalarıyla ilgili görülmüştür.Hz İsanın Beytüllahim de doğduğu söylenir.Bu yer Başak etkisinde olduğu söylenen Kudüs yakınıdır.Hz Meryemin bakire(Virgo) olarak doğurması Başağın bakirelik özelliğiyle uyuşur.Beytüllahim “Ekmek Evi”gibi bir anlamı da olduğu söylenir.

Ptolemye göre Regulus Jüpiter ve Mars kalitesindedir.Hemen hemen tutulum üzerinde bulunan Regulus yıldızı, her yıl 23 Ağus­tos gibi Güneş tarafından örtülür.Bunun nedeni tutulum dairesine yakınlığıdır.Regulus 4 Kraliyet yıldızı içinde Tutulum dairesine en yakındır.Onu Aldebaran ve Antares izler.Fomalhaut ise tutuluma en uzak Kraliyet yıldızıdır.

Regulus ismini Kopernik adlandırmış.Babilde Sharu(Kral)iken,Yunanca kökenli ismi Basiliskos muş ve bu Küçük Kral anlamına geliyormuş.Latince CorLeonis te Aslan Kalbidir.

Oxford sözlüğe göre Regulus:Erimiş döküm,curufa katışmış maden külçesi,Yarı tasfiye edilmiş maden,Çalıkuşu anlamlarına geliyor.Kopernikin İtalyada çalışmış olması akla Latinceyi getiriyor.Regulus İngilizcede Kimyasal bir isim olarak geçiyor.MÖ 200lerde Romalı bir Generalin isminin Regulus olması;(Marcus Atilius Regulus MÖ 200lerde yaşamış Romalı general) Bu ismin İngilizceye Latinceden geçtiğini destekleyebilir.Latince Regulus Asilzade anlamına da geliyor.

Regulusun Mezopotomyadaki değişiklikleri tetikliyeceğini de düşünebilirsiniz.Ve bu değişimin en kesini bir hadisle gerçekleşeceğine kesin olarak inandığımız Fırat nehrinin yol açacağı durum olabilir.

Aslan burcunun madeni Altındır.Fırat nehrinde Altın çıkınca bu Altın için savaşacaklar hadisi belki de Regulusun toprak gurubu burcu Başaka ayak basmasıyla gündeme gelebilir.Bunu nerden çıkardım?
Kopernikin bulduğu ismin karşılığına dikkat edin, Regulus:Erimiş DÖKÜM,curufa katışmış MADEN KÜLÇESİ.Bu belki tesadüf belki değil.

Hazineyi koruyan Ejderhanın yıldızı Thuban 7. Başaktadır.Mö 2750 lerde Thuban kutup yıldızıydı.Efsaneye göre Draco Altın elmanın bekçisidir.Hera, adı Hesperidlerin bahçesi olan bahçede altından elma meyveleri veren ağacı koruması için buraya bir ejderha koymuştu.Zehirli pençeleri vardı.Görevi hazineyi korumaktı.

Şimdi Hz Muhammed’in hadisini okuyalım:

”Fırat nehrinin altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. İnsanlar bunu işitince ona yürüyecekler ve onun yanında bulunan insanların bundan bir şey almasına müsaade edersek, bunun hepsi götürülür, diyecektir. Müteakiben onun için harb edecekler ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecektir.”

”İhtimal, Fırat’ın suları çekilecek, kuruyacak. Ortaya altından bir hazine çıkacak, kim orada bulunursa, hiç bir şey almasın.”

”Yakında Fırat’ın suları çekilecek, altından bir dağ oluşacak. İnsanlar bu olayı duyduklarında oraya doğru koşacak. İnsanların ondan biraz almalarına müsaade etsek, hepsini alıp gidecekler. Bunun üzerine onlardan herbiri ondan almak için savaşacak ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecek.”

Bu hadisin şu meşhur Armagedonu tasvir etmesi de olasıdır.Oraya giden ondan birşey almasın sözü oranın Nükleer bombalarla Radyasyona maruz kalmasını da çağrıştırabilir.Yüzde 99 gibi bir yüzde yok edici güçlerin kuvvetini de gösterir bir bakıma.-Heranın bahçeye koyduğu ejderha Ladon yüz başlıdır-

Armagedon denilen savaşın Antakyadan İsraile olan alan içinde yapılması ilginçtir.Çünkü günümüz teknolojisiyle Global bir savaşı bu alana hapsedemezsiniz.Buranın cephe olması için de burada birşey olması gerekir.Bu nedenle Fırat nehri buraya doğru uzanan bir Altın damarı yahut bitkisel kuşağı göstermiş olabilir.

İncil-Esinleme(Revelation)Bölüm 16:

1) Bundan sonra tapınaktan yükselen gür bir sesin yedi meleğe, «Gidin, Tanrı’nın öfkesiyle dolu yedi tası yeryüzüne boşaltın!» dediğini işittim…..

12) Altıncı melek,tasını büyük Fırat nehri üzerine boşalttı.Gündoğusundan gelen kralların yolu açılsın diye ırmağın suları kurudu.
13) Bundan sonra ejderhanın ağzından;canavarın ağzından ve sahte peygamberin ağzından, kurbağaya benzer üç kötü ruhun çıktığını gördüm.
14) Bunlar,mucizeler yapan cinlerin ruhlarıdır.Gücü her şeye yeten Tanrı’nın büyük gününde olacak savaş için;bütün dünyanın krallarını toplamaya gidiyorlar…

16) Üç kötü ruh;kralları,İbranicede Armagedon denilen yerde topladılar

Bir de bunun bitkisel alanını konu alalım.

Burada Altını hem maden hem de Altın değerinde bitki olarak düşündüm. Yeni tarımsal keşifler bitki türleri bu toprakların önemini artırabilir.Değişen klimatoloji bu toprakları insanların gözbebeği haline getirebilir. Bütün dünyada başgösterecek olası bir toprak verimsizliği de gelecek yüzyıllarda bu toprakların verimli kalmasıyla önemini artırabilir.
Altın değerinde bir bitkinin ilerde insanların çok yararına olduğu anlaşılırsa ve bu Mezopotomya dışında başka biryerde yetişmezse Tıpkı petrol gibi bu toprakların yeniden yağmalanmasına yol açabilir.
Regulusun etkilerinden biri de Tarım için şans özelliğidir.

Tarih Sümerle başlar der tarihçiler.Yani medeniyettir bu bir anlamda.Neden başka bir yer değilde Sümer.Yani Mezopotomya ve çevresi.Sümerler yaklaşık MÖ 4000 yılında medeniyet kurmuşlar Mezopotomyada.Kurmuşlar kurmasına da önce medeniyetin altyapısının kurulması gerekmiş.Yani yaşamak için önce bitki ve hayvanların evcilleştirilmesi gerekmiş.Ancak ondan sonra medeniyet inşa edebilmişler.

Bereketli hilal geniş anlamıyla Yakın Doğu, kitabı olan dinlerin bölgesidir.-Anadolu,Mısır,Arap Yarımadası ve İran- Avcılık ve toplayıcıkla geçinen İnsanın Buğdayı evcilleştirip yetiştirmesi bir bilgi kaynağını zorunlu kılar.İnsanlığın gelişiminde Tanrısal yönlendirmelerin rol oynadığı kuşku götürmez.Tıpkı 7 yıl kuraklık olacağını anlayan Hz Yusufun buğdayı yedi yıl saklamasını Tanrının ona vahyettiğini düşünmek gibi.O tohumlar saklanmasaydı belki de ekecek tohum bulamayacaklardı ya da bu çok kısıtlı olacaktı..Sümerlerin en büyük tanrısı Mardukun ilk sıfatının Tarım Tanrısı olduğu söylenir.Bu da akla Tanrının insanlara önceleri Bitkilere dair bilgiler verdiğini gösterebilir

Bereketli Hilal terimini ilkkez Amerikalı Arkeolog Tarihçi James Henry Breasted in kullandığı söylenir.O 27 Ağustos 1865 doğumlu Başakta Retro Merküre sahip bir Başaktır.

Bereketli Hilal=Başak Topraklarıdır diye adlandırırsam sanırım yanılmış olmam.Burada,Buğday gibi Önemli bitkilerin hemen hepsinin Bereketli Hilal olarak adlandırdığı coğrafyada evcilleştirildiğini söyler Jared Diamond.O da 10 Eylül 1937 de doğmuş Başakta Merkürü olan bir Başak burcudur. Başak topraklarına odaklanması süpriz olmayan Jared Diamond un Mezopotomyadaki bitki türlerine ağırlık verdiği bir kitabı vardır:Tüfek, Mikrop ve Çelik

Bereketli Hilal sınırlarına Mısırı almayan Diamond ”Sfenksleri ve piramitleri aslında mısır kökenli değil Bereketli hilal kökenli ürünleri yiyen insanlar yaptılar.”(1)demiş.Kendi deyimiyle.Bereketli hilalde evcilleştirilen ve insan zekası ve bünyesi için çok önemli olan 8 bitki sayar:”Çift sıralı buğday,Tek sıralıbuğday,Arpa,Mercimek,Bezelye,Nohut,Acı burçak.”(2)

Evcilleştirilen bitkiler İnsanlar için biyolojik gereksinim duyulan kaynaklardı.Koyun gibi protein kaynağı hayvanların evcilleştririlmesiyle ortaya modern insanın zekasını da işleten elemanlar tamamlanmış oldu.Bunların içinden Buğday nohut mercimek bezelye etle birlikte insanların ana gıda kaynaklarıdır.Mö 8000 yıllarında Koyun ve Keçinin evcilleştirilmesiyle süt ürünleri de bunlara katılmıştır.Kuşkusuz bunda orada hava koşullarının da uygunluğu önemliydi

Bitki ve Hayvanların evcilleşmesine ait Kuranda önemil ayetler vardır:

”Ve gökten mübarek (bereketli) su (yağmur) indirdik. Böylece onunla bahçeler ve hasat edilen hububat yetiştirdik.”Kaf 9

Burada eğer bereketli hilal belirtilen sınırlarsa yani evcil hasat edilen bitkiler ilk burada yetişip diğer yerlere taşınmışsa Diamondun bir doğru bir yanlışı vardır.Doğru olan sınırlardır ve bereketli yağmurlarla bereketlenen topraklardır.Yanlış olan evcilleştirmenin olmadığı bunun Tanrı iradesiyle meydana geldiğidir.Ayette Hasat edilen bitkiler yetiştirdik deniyor,Hasat edilenler Buğday gibi biçilen bitkilerdir.İnsan avcı toplayıcıyken ve bilgisi yokken yaban halde bulunan işe yaramayan bitkiyi ne diye hasat etmeye kalksın sorusu akla geliyor!

Diamond Afrika mandasının evcilleşmediğini söylüyor kitabında.Hayvanlara da Tanrı boyun eğdirmeseydi hiç bir Atın üzerine binilebilir miydi?

”Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.”
Yasin 72

Büyülü bir alan olduğu görülen bu topraklar belki de İnsanlığa yeni sıçramalar yaşatacak flora ve fauna özelliği taşıyordur ve Regulusun Başak geçişi sırasında bu öne çıkabilir.Çünkü 8 bitkiden arpa dışındakilerin Mısır da bile yaban halde yetişmediğini söyler Diamond.İlerki zamanlarda GDO gibi ne gibi sonuçlara yol açacağı bilinmeyen maceralar sonunda mikropların bitkilerin direncini kırarak hastalanmalarına yol açması insanları gıdasız bırakabilir.Ve belkide bu Topraklar o bitkilere koruma sağlayabilir.

Orada yetişen önemli bitkilerden biri de Zeytin olabilir:

”Allâh, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer. Lamba cam içerisindedir. Cam, sanki inciden bir yıldız. Ne doğuya ve ne batıya mensub olmayan mübârek bir zeytin ağacı(nın yağı)ndan yakılır. (Öyle mübârek bir ağaç) Ki, neredeyse ateş değmese de yağı ışık verir. Işığı parıl, parıldır. Allâh, dilediği kimseyi nuruna iletir. Allâh insanlara misaller verir. Allâh her şeyi bilir.”Nur 35

Ne doğuya ne de batıya mensub olmayan zeytin ağacı.Bazı çevirilerde Doğu ve Batı medeniyetine ait olmayan şeklinde geçer.Zeytin eğer kutupta yetişseydi bu yer kutup diyebilirdik.Sadece bulunduğu yer belki de yakın doğu ya da Fırat nehri çevresi ve bu ağaç ateş olmadan ışık veriyor.Zeytin ağacının keşfedilmemiş özelliğini,Zeytinden bir tür enerji elde ediminin mümkün olabileceğini gösterebilir bu ayet.Güvercin Hz Nuha neden Zeytin dalı getirdi de başka bir ot getirmedi?Acaba Hz Nuhun yakıtı mı bitti?

Hz İbni Arabi de Başak burcuyla ilgili ilginç saptamalar yapmıştır:

”Hüküm Başağa ulaşınca insanın yaratılışı aziz ve herşeyi bilenin takdiriyle ortaya çıkmıştır.Allah,insanı cismi bakımından düzgün bir yaratık olarak inşa etmiş ve on doğrusal hareket vermiştir.Allah bu devir için unsur aleminde yedibin sene yönetim süresi yaratmıştır.”(3)

Burada İnsanın ortaya çıkışı ama Düzgün insanın yani güzel insanın ortaya çıkışı anlatılır.Dünyanın öteki varlıklarının -Dinazor vs gibi-bundan önce varolduğunu düşünmek mantıksız olmaz.

Hadis:

”Ben gördüğüm bir rüyayı Resulullah (s.a.v.) ‘e anlattım. Bu rüyada Peygamber (s.a.v.) yedi basamaklı bir minberin en üst basamağında idi: O buyurdu ki, Yedi basamaklı gördüğün minber şu dünyanın ömrü olan yedi bin senedir.”

Burada tam sonuçtan ziyade ”gibidir” kelimesi kullanılmıştır.Belki de son basamak son bin yıl demekti.Zamanın Ay ve Güneşe göre ayarlanması gibi 7 bin sene de bir kıstasa göre yapılıyor olmalıdır.Kuran ve İncilde Tanrı katında Bir gün sizin saydıklarınızdan Bin yıl gibidir denilmektedir.Bu doğrultuda yine Hz İbni Arabiye dönelim:

”Ana unsurlar dört tanedir
onlar felekler aleminin kızlarıdır
onlardan doğduk,böylece varlığımız
unsurlar ve melekler aleminde gerçekleşti
ilah gıdamızı başaklar yaptı
ortaklık olmaksızın başağın hükmünden
böylece ücretimiz de başaklarla katmerleşti
iftira olmayanın sözüyle yedi kat olarak
zamanımız ise binlerden yedidir(yedi bin)
ışıkların ve karanlıkların dürülmesiyle
aklınla meseleye bak.yedi içinde yedi
yediden ,meleklerden değillerdir
fikrinle ise uyumuna bak
keskin ve sert kılıçla vur”(4)

”aklınla meseleye bak.yedi içinde yedi sözü” ilginçtir.Yedi yani Başak içinde yedi yıldız manasına da mı gelir ya da 7 sabit yıldız manasına.Burada çözülmemiş ilginç bir zaman saptaması vardır.Bunun kuranda Yusuf 43.ayette anlatılan 7 Yeşil Başak 7 Kuru Başakla alakası olabilir mi?.Çünkü o zaman da yedi içinde yedi var olur.Bazı çevirilerde 7 kuru başağın 7 yeşil başağı örttüğü yazar..Tevratta da 7 Başağın 7 Başağı yuttuğu yazar.

”Kral, “Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın” dedi.”

Kuranı yorumlamak gibi bir yeteneğimiz ve birikimimiz yok ancak burada Kraldan kast edilenlerden biri de acaba Regulus da olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan.Aynı şekilde yukarıda İncilde geçen ”Tanrı’nın öfkesiyle dolu yedi tas”2400 lerde başlayacak olan Kova çağını işaret edebilir.

Romanın yükselişiyle birlikte Altının Dünyasal etkisinin arttığını kabul edersek,Başaktaki etkisinin de Gıdaların değerlenmesi olarak alabiliriz.Henry Kissinger in “Petrolü kontrol ederseniz ülkeleri, gıdayı kontrol ederseniz insanları yönetirsiniz.”sözü sanırım Regulusun Başaksal yönetme biçimini bir ölçüde açıklayabilir.Çünkü petrole yakında gerek olmayabilir ama gıda her zaman Altındır.Kabaca,teknoloji 20yy başlangıcı ürünüdür ve 21yy sonunda ne hale geleceği bilinmemektedir.Hz İsa nın döndüğünde teknolojiyi insanlığa bıraktıracağı söylenir,bu bir anlamda doğaya tarıma dönüş,tarımın krallığıdır.

Sonuçta Mezepotomya çevresinde yetişen bu bitkiler Altın değerinde olabilirler.Ve yine Altınla bir ilgileri de olabilir.Sonuç ne olursa olsun Regulusun Mezopotomyaya etkileri büyük olacağa benzemektedir.
Regulusun bu geçişine 28 Kasım 2011 de Marsın Başakta Thuban sabit yıldızıyla birleşmiş olması eşlik etmektedir.Başak Takım Yıldızında Başağı temsil eden ama şu an Terazide olan Spicanın üstünde ise 1.27 dakika farkla Saturn kavuşumu vardır.

Görsel

Ankaraya göre Regulusun Başak geçiş haritası bir hata olmadıysa yukardaki gibidir.Böyle bir harita nasıl yorumlanmalıdır açıkçası pek bilemiyorum ama 2 gezegen 1. ve 10. en önemli evlerin yöneticileridir.1.evdeki Uranüste biraz huzursuz duruyor.1.evdeki Jüpiter ise olumlu.Belki uçuk bir yorum olacak ama 1.evin yöneticisinin Thuban ile birleşmesi belki gelecekte koruyucunun bizler olacağını gösterebilir.
Toprak gurubundaki Jüpiter/Mars/Venüs üzerindeki büyük üçgen dikkatinizi çekmiştir.İşte buna Tarım için şans dersek sanırım yanılmış olmayız.4.evide Yengeç yönetmektedir.

22 Eylül 2011

Reklamlar