BAHŞEDİLMİŞ İLİMLERİN EN GÖRKEMLİSİ

 

ibn arabi horoscope chart

Yıllar önce Elizabeth Teisseri okurken onun ‘Şahane Yıldızlar Sanatı’ tanımlaması çok hoşuma gitmişti.Onun gibi bir tanımlama daha okudum geçenlerde.HZ.İbn Arabi’nin Risaleler kitabında.Orada zaman ilmi başka deyişle Astroloji ‘Bahşedilmiş İlimlerin En Görkemlisi’ olarak adlandırılıyordu.

Arabiye göre Tanrı dünyayı Yengeç burcu etkisine uygun yaratmış.Yengeç zodyaktaki en zayıf ışıklarla donanmış burctur.Belki de bu bir dengedir.Çünkü daha güçlü yıldızlarla donamış olsaydı bu burcun dünyayla irtibatı yüzünden çok güçlü etkilerl diğerlerine nazaran ortaya çıkabilirdi.Diğerlerinin etkisini geçebilirdi.Güçlü olarak kabul edilen Aslan ve Akrep burçları Antares ve Regulus gibi güçlü yıldızlarla donanmıştır.

Arabi,Hz İdrisin bir öngörüsünü,Tufan öngörüsünü anlatır kitabında:
‘Allahın gökte vahyettiğini gördükten sonra yıldızların yengeç burcunda toplanmaya yakın olduklarını anladı.o zaman bildi ki yüce Allahın büyük bir su ve her yeri kaplayan bir tufan indirmesi kaçınılmazdır.’ Risaleler 3.i.Arabi-s:279-280

İdris as böyle bir tufan olacağını anlayınca yıldız ilmini taşlara kazıttırmış.Böylece ilim kaybolmamış İdris as taşlara kazdırdığı o bilgiler İndiana Jones filmindeki Tevrat tabletleri gibi kum olmuştur. Ama belki Mısır piramitlerinde saklanan örnekleri vardır.

Sumatra depreminde de Saturn Yengeç burcundaymış.Saturn klasik astrolojide en büyük kötücül olarak görülmüştür.Öyle sanıyorum ki hiç bir astrolog bu günde büyük bir felaketin olacağını tahmin edemezdi.Hatta felaket olduktan sonra bile Mars-Uranus kare açısının böyle bir felaketin baş sorumlusu olması zayıf gibi .Ama Nuh tufanında Yengeçte toplanan yıldızlar ile 2004 deki Saturn un yengeçteki konumunun irtibatı daha değerli gibi duruyor..

2000 yılında boğa da,toprak burcunda yıldızlar toplandı ancak toprağa hiç bir etkisi olmadı.Saturn yüzbinlerce defa Yengeçten burcundan geçti belki 4 yada 5 kez böyle bir su felaketine yol açtı.

Astroloji de mundane konusunda hep felaketler öngörülmüştür.Örneğin gökten uzaylıların gelip tüm insanlara altınlar,hanlar hamamlar bağışlayacağını ve böylece küresel bir sevinç yaşanacağını yazsanız herkes size kıçlarıyla güler.Ama felaket yaşanacağını söyleseniz en inanmayanı bile acaba kelimesini beyninin bir kıvrımına koyar.Onlarda haklı, öteki türlü gökte iki tane daha jupiter olması gerekirdi.

Astroloji her ne kadar matematiksel olsa da benim için hala gizemli,gizli ve saklı,beklenmedik ve süprizli.Sanki yıldızlar burçlar açılar dan daha fazlası bilinmeli.Bahşedilmiş ilimlerin en görkemlisi ,bahşedilmiş olmak için sanırım İnsan-ı Kamil olmak gerekiyor.

Şimdiye kadar okuduğum astrologların yorumlarında Ay’ın 28 durağını kullandıklarına hiç rastlamadım.Ay ın 28 durağı HZ.İbni Arabi ve Arap Astrolojisine dayanarak ortaya konmuş.
Arabi, kitabı Fütühatta Ay menzillerini 28 olarak belirttiği için bunun güvenilir bir tayin olduğuna inanıyorum.Menziller ya da diğer anlatımla konaklar Ayın konuk olduğu sabit yıldızlardır.Marifetnamede de bu belirtilir.(1)Arabi, Ay konaklarına Teşrifatçılar der.(2)
12 vali de yanlış anlamdıysam 12 burçtur.Bunlar hüküm sahibi meleklerdir.HZ.İbni Arabi,Levhi Mahvuz,yani olacak şeylerin yazıldığı gizli levha ile onların arasında perdenin kalktığı ve bu meleklerin yazılmış şeye göre hüküm verdiklerini anlatır.7 vekil de 7 yıldızdır.

Aşağıdaki resmi yer aldığı siteden alarak,sabit yıldızları bügünkü yerlerine uygun olarak ayarlamaya çalıştım.(3)

(Ek:Yanlız,Fütühatta tıpkı Burçlar gibi duraklarında sabit durduğuna dair bir bilgi okuduğumu hatırlıyorum,bulursam buraya ekliyeceğim)

28 durakMansions

Fütühat tam anlamıyla kavranması zor olan bir kitap. İlahi olması sebebiyle 28 Menzilin önemli olduğunu ve günümüzde buna yeterince önem verilmediğini düşünüyorum. Sadece buda değil,ülkemizde geçmişte yazılan Arapça-Osmanlıca eserler doğru dürüst Türkçeye çevrilmediği gibi,mevcut eserler de geliştirilmemiştir.

Astroloji anlamında HZ.İbni Arabi ve diğer İslam bilginleri açısından ülkemizde ciddi araştırmalar yapılmalıdır.Bir yerde,HZ.İbni Arabi ve diğer büyüklerin birçok eserinin müzelerimizde arapça orjinalleriyle durduğunu okumuştum.Müzede durmak sözü bile insanı üzüyor.Belki Astroloji anlamında hazine diyeceğimiz kitaplar mevcuttur. Bugünkü anlayışla köklerimizden gelen Astroloji anlayışının yeniden canlandırılması çok zor.Yabancıların bize bizi anlattıkları eserleri okumak daha kolay olmalı.Bu anlayışla uzun zaman daha büyük bir astroloğun çıkacağını zannetmiyorum.

Sonuçta Ayın menzilleri Astroloji de oldukça önemli olmalı.Belki tek tek sabit yıldızlar az da olsa Modern Astrolojide önem taşıyorlar ancak,28 menzil ya da 28 takımyıldız sistemi olarak önem taşımıyorlar.Müslüman Astrologların eserlerinden yola çıkılarak ve ilahi olması sebebiyle bu sistemin ciddi olarak araştırılması ve geliştirilmesi gerekir 12 vali,7 vekil bugün oldukça önemliler.Ancak 28 teşrifatçı o kadar önemli değiller. Amatörce bir düşünce olarak 28 teşrifatçıya da önem verilmelidir diye düşünüyorum.

Hint Astrolojisinde kullanılan Nakhastra 27 takım yıldızdan oluşur.Dasa sistemi de buna göre kurulur.Ay ın bulunduğu takımyıldızın yöneticisine göre Dasa başlar.Bu,yıldızlara göre kurulan oldukça doğru ve güvenilir bir sistem gibi durmaktadır. 39. Ay için de menziller belirledik ki, git gide kurumuş hurma dalına döner.(4)
İslamda falcılık yasaklanmıştır.Ancak Evrenin Tanrı tarafından,melekler vasıtasıyla yönetildiğini ve bunun bir Takdir e göre yapıldığını düşünmek gerekir.

KAYNAKÇA:1-Marifetname C4.s47
2-Fütühatı Mekkiye.C2s394
3-http://www.yeatsvision.com/Mansions.html
4-Yasin Suresi 39

 

 İBNİ  ARABİYE

‘Zamanların doğal cisimlerdeki fiilleri hakkında bir bilgin şöyle der:İlkbahardaki havaya hücum ediniz.Çünkü bahar havası,ağaçlarınızda yaptığı şeyi bedenlerinizde de yapar.(bedenlerinizi canlandırır.)'(1).Bu tanımlama Koç burcuyla başlayan doğa dirilişini anlatır.O nedenle baharda doğaya çıkıp bol bol hava alın.Çiçek kokularını içinize çekin.

İbni Arabiyi okurken Hz Mevlana yı okurkenki gibi gönül elimden pek tutmaz.Anlaşılması zor kitapları var.Fütühatı Mekkiye’nin tefsirinin niye bu kadar zaman aldığını sorduğum kitapçı bu tefsirin oldukça zor olduğunu söylemişti.Onun kitaplarını okurken arada bir şiirlerine rastlarsınız.Ben de Fütühatı okurken ona yazdığım kısa şiirimi buraya yazıyorum:

Arabiye

Ben söz içinde sözüm,
göz içinde göz,
hayal içinde hayal
diyar içinde diyarım.
Gizlendim kendimden,
bende beni bulamasınlar diye.

‘İnsan hayal gücüyle yalnızca hayal gücünde var olabilecek şeyleri yaratır'(2) der Arabi.Hz Mevlana da derki:’ Kovaya denizi boşaltsanız kova yine alacağı kadar alır.’Kova, yani su alacak kabın sınırı var.Ya sınırı olmayan Tanrı neler yaratabilir, insan tahammül edebilir mi.Şaşmaktan,hayran olmaktan başka ne yapabilir.İkinci söz insanın anlama kapasitesini anlatsa da kısmetini, ona hayatta düşen payını da anlatır gibi.Kova Astrolojide Saturn tarafından yönetilir.Saturn sınırlamayla ilgilidir.Yine Kova akıldır

İbn-i Arabi Füsüs da derki:’..kader çok açık olduğu için bilinmemiş,dolayısıyla anlaşılamamış.'(3)İnandığımız ama ne olduğunu bilmediğimiz kader,dünyanın gizli hükümdarı.
Gerçek hayatta bazen sorunlar başedemeyeceğiniz kadar büyük oluyor.Ve mecburen onun krallığı hüküm sürüyor hayatınızda.Hayatın akışı elinizden alınıp bambaşka bir yaşam biçimine savruluyorsunuz,kötü kozmik bir fırtınada.Hayattaki adalet kavramını sorguluyorsunuz.Ama bu, insanın kendi hayatına bile hükmedemiyecek kadar zayıf bir varlık olduğunu anladığınızda ortaya çıkıyor.

Fütühatın 11.cildinde (s22.23.24)aslında yıldızların etkilerinin başlangıcının İlahi Emir olduğu söylenir.İlahi emir 7 kat gök geçerek ve HZ.İbni Arabinin deyimiyle onların rengine boyanarak yeryüzüne iner.Böylece yeryüzünde hadiseler meydana gelir.İlahi emir de aslında ilahi bir isimdir.’Öyleyse inen her ilahi emir ilahi bir isimdir.'(1)
Bize bildirilen 99 ilahi isim var.-99 isimden başkaları da varsa hiç kuşkusuz bunları da barındırıyor olmalı-.İbranilerde Tanrının 72 ismi astrolojiye uyarlanmış ve bu konuda çalışma da yapılmış.Onlar da ihtimalki bu etkinin farkındaydılar.HZ.İbni Arabi sisteminde ise 28 ay durağına göre Allahın isimleri Astrolojide kullanılmıştır.HZ.İbni Arabi koskoca bir derya ve hala onun Astrolojiyle igili görüşleri araştırılmayı derlenip toparlanmayı bekliyor.4.Kat gök yani HZ.İbni Arabinin sıralamasıyla Güneş göğü İdris peygambere izafe edilmiştir.İdris peygamberin 365 yıl yaşadığı söylenir Tekvinde.Bunu düşününce aklıma bir Güneş yılının da 365 gün olduğu geldi.

Biraz gönlümüz açık olsa ya da kamil insan olabilsek belki de HZ.İbni Arabinin kitapları Astrolojinin ruhunu anlamaya yetecek.Gize gömülen cümleleri anlayabileceğiz.Bir yerde HZ.İbni Arabinin ve diğer alimlerin arapça deyimiyle ilmi-nücüm un inceliklerini insanlardan sakladıkları söylenir.Bu doğrultuda Astrolojinin en son noktası sanırım susmaktır..-Nostradamus isteseydi gördüğü bazı hadiseleri olmadan önlemeye çalışabilirdi.Bildiğim kadarıyla böyle yapmadı ve sanırım yapamazdı da.-

HZ.İbni Arabi feleklerin hareketinden sonuç çıkarmanın yetmiyeceğini,bir anlamda göğün ruhaniyetiyle insanın ruhaniyetinin bağ kurması gerektiğini söyler.Böylece doğru sonuçlara ulaşabileceğini vurgular..’Müneccim bu hareketlerdeki etkileri nasıl alacağını bilirse verdiği hükümde isabet eder.'(2)

Yıldızların etkilerini çok iyi bilince tesadüfü de olsa birtakım tahminler çıkabiliyor ama yine de şu günde sert açılar var bu günde falan şeyler olabilir saptamaları ruhaniyet olmadıkça boşluğa atılan adım gibi birşey olmalı.Aynı İndiana Jones 3 filminde Harrison Ford un ölümsüzlük kadehini almak için uçurumdan geçerken ayağını boşluğa atması gibi.

Bir çok efsanede ölümsüzlük ve ölümsüzlük iksirine ait hikaye anlatılır.Bu efsanelerin çoğu Ortadoğu kaynaklıdır.Bu İndiana Jones filmine de konu olmuştur.-Arkeolojiyi ilgilendiren burçlardan biri Yengeçtir ve Harrison Ford da bir Yengeçtir.-

Bu efsaneyi yani ölümsüzlük efsanesini gerçek olarak HZ.İbni Arabi anlatır.Sonradan Cennete gireceklerin kazanacakları özelliğin-yani ölümsüzlüğün- bir nehre batırılmayla olacağını söyler.Buna Hayat Nehri der.’Sonra oradan çıkartılır ve hayat nehrine batırılır.'(3) Böylece insanlar acıkmaz yaşlanmaz ve hastalanmazlar.
HZ.İbni Arabiden de anlıyoruz ki bu efsanenin gerçek olabilmesi için önemli olan sanırım su içmek ya da su da yıkanmak değil Kamil İnsan olmaktır.Piyango bulmak gibi ölümsüzlük iksirini bulma hikayeleri aslında bunu anlatıyor olsa gerek.Ama bu güne bakarsanız Kamil İnsan olmak çoğumuzun umrunda değil.Hayatımızda böyle bir örnek bulup onun gibi olmak da hiç kolay değil.
KAYNAKÇA:

1-F.MEKKİYE c11 s23
2-F.MEKKİYE c11 s24
3-F.MEKKİYE c11 s29

Reklamlar