ASTROSANAT VE MIKLOS ROZSA

Hz Mevlanaya sormuşlar ”Müzik nedir?”diye. O da” Cennetin kapı gıcırtısıdır.” demiş. Bazı müzikler vardır kulağınızla dinlersiniz.Bazı müzikler vardır yüreğinizle dinlersiniz.Yüreğinizle dinlediklerinizi de pek çok defalar dinlersiniz.

Güzel müzik yapmayı resim yapmaya benzetiyorum.Resim yapan ressamlar resmi kafalarında tasarlar ama o kadar güzel çizimler çıkarki bazen.Kendileri bile hayran olurlar.Müzikte böyle ama sanırım tasarlaması daha zor.Yeteneğin ve ilhamın burada devreye girdiğini düşünüyorum.Tanrının bu ilhamları olmasaydı hayat ne kadar anlamsız ve yavan olurdu.

Bir hadis vardır:’Kim ne için yaratılmışsa o iş ona kolaylaştırılmıştır.” Ne ile,yetenekle mi? Yetenek daha çocuk yaşlarda başlıyor.Yaratılılş ve kader de burada devreye giriyor.Bir işte başarı için herşeyden önce onu sevmeniz gerekiyor.Ama yetenekte olmalı.Tıpkı ayakta durmak için insanın iki ayağa ihtiyaç duyması gibi.Niye Astroloji beni kendine çekti de başka konular çekmedi.Niye Astroloji konusunda ne bulduysam beynime yerleştirmeye çalışıyorum.

Bir aktör,çocuğunun sanatçı olması için Aslan yükselen bir Boğa olarak doğması gerektiğini duymuş.Astroloji de burçların özelliklerini okursanız bunun doğru bir saptama olacağını düşünebilirsiniz.Olumsuz özellikleri sivriltilerek şaka yoluyla Koç ya da Oğlak gibi kazma burçlardan sanatçı çıkma olasılığının az olduğu düşünülebilir.Ama bu yanlış bir saptama olacaktır.Böyle bir formül olsaydı Astrologlar dünyayı sanatçıyla doldururlardı.Fena da olmazdı aslında.

Mesela epik film müziği bestecilerinin belki de en büyük ismi:Miklos Rozsa,Koç burcu.18 Nisan 1907 de Budapeşte de doğmuştur.Doğum saati belli değil.Daha çocuk yaşta müzikte yeteneğini göstermiştir.Tıpkı John Willams gibi kader ve yeteneği onu müziğin derin dalgalarına çekmiştir.5 yaşındayken keman dersleri almaya başlamış ve bir müzik dehası olduğu anlaşılmıştır.Annesi ‘Liszt Academy’de piano eğitimi almış olduğundan piano dersleri de almıştır.Annesi ‘Liszt Academy’de bir pianist olarak eğitilmişti.Dolayısıyla John Williams gibi müzikle içli dışlı bir aileden gelmekteydi.Eğer Ayı Yengeç burcundaysa annesini çok sevdiği anlaşılıyor ki Jupiter de Yengeçte ve Ayla birleşiyor.

Babası ise hali vakti yerinde bir sanayici ve toprak sahibidir.Büyüyünce babası onu Budapeşte Üniversitesi Kimya bölümüne gönderiyor.Tabi insan sevdiği işi yapmalı diye düşünerek oradan ayrılarak konservatuvarın yolunu tutuyor,daha sonra Leipzig de kompozisyon ve keman dersleri alarak kendini geliştiriyor.

İlk soundtrackı Knight Without Armour(1937)ı yaptıktan sonra peşpeşe soundtracklar gelmiş, 1945 te Spellbond ile ilk oscarını almıştır. 1957 de onun Magnum Opus’u Ben Hur ile hem 3. oscarını almış hem de sinema tarihinin en uzun film müziğini yapmıştır.Jerry Goldsmıth gibi bir diğer müzik dahisine de dersler vermiş,onun yetişmesine katkıda bulunmuştur.

Çok önceleri TV de bir röportajda İlhan İreme’e hangi burçtansınız diye sormuşlardı.Koç burcu olduğunu ,ancak kendisinde Yengeç ve Balık özellikleri gördüğünü söylemişti.1 nisan 1955 doğduğunu sonradan öğrendiğimde onun haklı olduğunu gördüm.Astrolojinin güzelliği de burada; her burçtan bir renk ve tad almak.Sen bu burçtansın öyleyse sen busun demek Astrolojiyi bilmemektir sanırım.

Reklamlar